Randevu Al →
Miras Hukuku · Av. Özgür Atlı

Tenkis Davası: Saklı Pay ve Mirasta Mal Kaçırma

08 Haziran 2026  ·  10 dk okuma  ·  🔄 Güncellendi: 23 Haziran 2026
Kısa Cevap

Tenkis davası, miras bırakanın sağlığındaki bağışlar veya vasiyetle saklı payı ihlal edilen mirasçının, bu tasarrufların yasal sınıra indirilmesi için açtığı davadır (TMK m. 560 vd.). Saklı pay (TMK m. 506), yasal miras payının kanunla korunan kesimidir; altsoy için bu oran yasal payın yarısıdır. Görevli mahkeme asliye hukuktur. Dava, ihlalin öğrenilmesinden itibaren 1 yıl, her halde 10 yıl içinde açılmalıdır.

Tenkis Davası Nedir?

Miras bırakan kişi hayattayken mal varlığı üzerinde dilediği gibi tasarruf etme özgürlüğüne sahiptir; ancak bu özgürlük sınırsız değildir. Kanun, mirasçılardan bir kısmına dokunulamaz bir asgari pay tanımıştır ve buna saklı pay denmektedir. Miras bırakan, sağlığında yaptığı bağışlar veya vasiyetname gibi ölüme bağlı tasarruflarla bu saklı payı ihlal ederse, payı zedelenen mirasçılar tenkis davası açarak haklarını geri alabilir. Tenkis, kelime anlamıyla indirme, azaltma demektir; davanın amacı da saklı payı aşan tasarrufların yasal sınıra çekilmesidir. Diyarbakır'da miras uyuşmazlıklarında en sık karşılaştığım dava türlerinden biri olan tenkis davasının işleyişini, saklı pay oranlarını ve dikkat edilmesi gereken noktaları bu yazıda ele aldım.

Saklı Pay Nedir, Neden Önemlidir?

Saklı pay, mirasçının yasal miras payının kanunla korunan ve miras bırakanın elinden alamayacağı bölümüdür. Türk Medeni Kanunu, belirli mirasçıları miras bırakanın aşırı bağışlarına ya da bir mirasçıyı tümüyle dışlayan vasiyetnamelerine karşı korur. Yani miras bırakan, tüm servetini bir çocuğuna devredip diğerini mirastan tamamen yoksun bırakmak istese bile, dışlanan çocuğun saklı payına dokunamaz. Saklı pay sahibi mirasçılar yalnızca altsoy yani çocuklar ve onların altsoyu, sağ kalan eş ve belirli durumlarda anne ile babadır. 2007 yılında yapılan değişiklikle kardeşlerin saklı payı kaldırılmıştır; dolayısıyla bugün kardeşlerin tenkis davası açma hakkı bulunmamaktadır.

Saklı Pay Oranları

Saklı pay, mirasçının yasal miras payının belli bir yüzdesi olarak hesaplanır. Türk Medeni Kanunu'nun 506. maddesinde düzenlenen güncel oranlar şu şekildedir:

Mirasçı

Saklı Pay Oranı

Altsoy (çocuklar ve torunlar)

Yasal miras payının yarısı (1/2)

Anne ve babadan her biri

Yasal miras payının dörtte biri (1/4)

Sağ kalan eş (altsoy veya anne-baba ile birlikteyse)

Yasal miras payının tamamı

Sağ kalan eş (tek başına mirasçıysa)

Yasal miras payının dörtte üçü (3/4)

 

Bu oranların doğru hesaplanabilmesi için önce mirasçının yasal miras payının belirlenmesi, ardından saklı pay oranının bu paya uygulanması gerekir. Örneğin geriye iki çocuk bırakan bir miras bırakanda her çocuğun yasal payı terekenin yarısıdır; saklı pay bu yarının yarısı, yani terekenin dörtte biri olur. Hesaplama tekniği davanın kalbini oluşturduğundan, bu aşamada yapılan bir hata davanın sonucunu doğrudan etkiler.

Tasarruf Edilebilir Kısım Kavramı

Terekenin tamamından saklı paylar düşüldükten sonra geriye kalan bölüme tasarruf edilebilir kısım denir. Miras bırakan, ancak bu kısım üzerinde dilediği gibi tasarruf edebilir; üçüncü kişilere bağış yapabil, vasiyetname düzenleyebilir ya da bir mirasçısına fazladan mal bırakabilir. Tasarruf edilebilir kısmı aşan her kazandırma, saklı payı zedelediği ölçüde tenkise tabidir. Bu nedenle tenkis davasında önce terekenin tamamı belirlenir, saklı paylar hesaplanır, tasarruf edilebilir kısım bulunur ve bu sınırı aşan tasarrufların ne kadarının indirileceği tespit edilir.

Tenkis ile Muris Muvazaası Arasındaki Fark

Uygulamada en çok karıştırılan iki kavram tenkis ile muris muvazaasıdır; oysa hukuki nitelikleri ve sonuçları temelden farklıdır. Muris muvazaasında ortada gerçek olmayan, danışıklı bir işlem vardır: miras bırakan aslında bağışlamak istediği taşınmazı, mirasçılardan mal kaçırmak için tapuda satış gibi göstermiştir. Burada işlem baştan itibaren geçersizdir ve dava kazanıldığında taşınmaz tamamen terekeye geri döner. Tenkiste ise ortada geçerli bir tasarruf vardır; miras bırakan gerçekten bağışlamış veya vasiyet etmiştir, ancak bu tasarruf saklı payı aştığı için fazla kısmı geri alınır. Yani muris muvazaasında işlemin tümü iptal edilirken, tenkiste işlem geçerli kalır ve yalnızca saklı payı ihlal eden bölüm azaltılır.

Bu ayrım pratikte büyük önem taşır. Bir mirasçı, mal kaçırma amacıyla yapılmış danışıklı bir satışla karşı karşıyaysa muris muvazaası davası açmalı; gerçek bir bağış veya vasiyetle saklı payı ihlal edilmişse tenkis davasına yönelmelidir. Çoğu zaman somut olayda hangi yolun uygun olduğu net değildir ve dava terditli yani kademeli biçimde açılır: önce muris muvazaası ileri sürülür, mahkeme bunu kabul etmezse tenkis talebi değerlendirilir. Mal kaçırma amacıyla yapılan danışıklı satışların hukuki boyutunu ayrıntılı ele aldığım muris muvazaası davası rehberimi (link: /blog/muris-muvazaasina-dayali-tapu-iptal-ve-tescil-davasi) de inceleyerek iki yol arasındaki farkı daha iyi değerlendirebilirsiniz.

Hangi Tasarruflar Tenkise Tabidir?

Tenkise tabi tasarruflar iki ana grupta toplanır. Birinci grup ölüme bağlı tasarruflardır: vasiyetnameler ve miras sözleşmeleriyle yapılan kazandırmalar bu kapsamdadır. İkinci grup ise sağlararası kazandırmalardır; ancak her sağlararası bağış değil, yalnızca kanunda sayılan belirli nitelikteki kazandırmalar tenkise tabidir. Miras bırakanın ölümünden önceki bir yıl içinde yaptığı, mutat hediyeler dışında kalan bağışlar, saklı pay kurallarını etkisiz kılmak amacıyla yaptığı açık kazandırmalar ve miras payına mahsuben yaptığı ancak geri verme yükümlülüğüne bağlamadığı kazandırmalar tenkis edilebilir. Bu ayrım, davada hangi işlemlerin masaya yatırılacağını belirlediğinden titizlikle incelenmelidir.

Tenkiste Sıra: Hangi Tasarruf Önce İndirilir?

Türk Medeni Kanunu, birden fazla tasarruf bulunduğunda hangisinin önce tenkis edileceğini açık bir sıraya bağlamıştır. Buna göre önce ölüme bağlı tasarruflar tenkis edilir; bunlar saklı payı karşılamaya yetmezse, en yeni tarihlisinden en eskisine doğru gidilerek sağlararası kazandırmalar indirilir. Yani miras bırakan vefatından kısa süre önce bir bağış yapmış, yıllar önce de bir başka bağışta bulunmuşsa, önce yeni tarihli bağış tenkise tabi tutulur. Bu sıralama kuralı, davada talep edilecek tutarın ve hangi kişilere yönelineceğinin doğru belirlenmesi açısından kritiktir.

Kimler Tenkis Davası Açabilir?

Tenkis davasını yalnızca saklı payı zedelenen mirasçılar ve bunların halefleri açabilir. Saklı pay sahibi olmayan mirasçıların bu davayı açma hakkı yoktur; onların başvurabileceği yol farklıdır. Saklı pay sahibi mirasçı, kendi payının ihlal edilmiş olması koşuluyla davayı açabilir; her mirasçı yalnızca kendi saklı payı oranında talepte bulunur, başka bir mirasçının payı için dava açamaz. Mirası reddeden, mirastan feragat eden veya mirasçılıktan çıkarılan kişiler tenkis davası açamaz. Dava, saklı payı ihlal eden kazandırmadan yararlanan kişiye karşı açılır; bu kişi bir başka mirasçı olabileceği gibi üçüncü bir kişi de olabilir.

Görevli ve Yetkili Mahkeme

Tenkis davalarında görevli mahkeme Asliye Hukuk Mahkemesidir. Yetkili mahkeme ise miras bırakanın son yerleşim yeri mahkemesidir; bu kural kamu düzeniyle ilgili olduğundan kesindir ve taraflar aksini kararlaştıramaz. Diyarbakır'da ikamet ederken vefat eden bir miras bırakanın terekesine ilişkin tenkis davası, Diyarbakır Asliye Hukuk Mahkemesinde görülür. Taşınmazın bulunduğu yer değil, miras bırakanın son yerleşim yeri esas alındığından, bu nokta dava açılmadan önce dikkatle belirlenmelidir.

Tenkis Davasında Zamanaşımı

Tenkis davası hak düşürücü sürelere tabidir ve bu süreler kaçırıldığında dava açma hakkı tümüyle ortadan kalkar. Saklı pay sahibi mirasçılar, saklı paylarının zedelendiğini öğrendikleri tarihten itibaren bir yıl içinde dava açmalıdır. Bu sürenin yanı sıra, vasiyetnameler bakımından vasiyetnamenin açıldığı tarihten, diğer tasarruflar bakımından ise mirasın açılması yani miras bırakanın ölümü tarihinden itibaren on yıllık bir süre de işler. Bu süreler hak düşürücü nitelikte olduğundan mahkemece kendiliğinden gözetilir; davalının ileri sürmesine gerek yoktur. Sürelerin kaçırılması telafisi olmayan hak kayıplarına yol açtığından, saklı payın ihlal edildiği öğrenilir öğrenilmez vakit kaybetmeden hukuki destek alınması önemlidir.

Tenkis Nasıl Hesaplanır?

Tenkis hesabı, davanın en teknik ve en belirleyici aşamasıdır. Hesaplama yapılırken önce miras bırakanın ölüm tarihindeki mevcut mal varlığı belirlenir; buna terekeden çıkarılması gereken borçlar, cenaze masrafları ve benzeri kalemler düşülür. Ardından tenkise tabi sağlararası kazandırmalar bu değere eklenir ve böylece tenkis hesabına esas tereke bulunur. Bu tereke üzerinden saklı paylar ve tasarruf edilebilir kısım hesaplanır. Kazandırmaların değeri kural olarak mirasın açıldığı tarihteki değerine göre belirlenir; bu nedenle yıllar önce yapılmış bir bağışın güncel değeri üzerinden hesap yapılır. Hesabın karmaşıklığı nedeniyle mahkemeler çoğu zaman bilirkişi incelemesine başvurur ve bilirkişi raporuna yapılacak itirazlar davanın seyrini değiştirebilir.

Tenkis Davasının Sonuçları

Tenkis davası kabul edildiğinde, saklı payı ihlal eden tasarruf bu ihlal oranında indirilir. Sonuç, tasarrufun niteliğine göre değişir. Bölünebilir bir kazandırma söz konusuysa, örneğin bir miktar para bağışlanmışsa, yalnızca saklı payı aşan kısım geri alınır. Bölünemez nitelikte bir mal söz konusuysa, örneğin bir taşınmaz devredilmişse, lehine kazandırma yapılan kişi dilerse saklı paya tekabül eden bedeli ödeyerek malı elinde tutabilir, dilerse malın tenkis oranında payını saklı pay sahibine devreder. Bu seçimlik hak, davanın pratik sonuçlarını önemli ölçüde etkiler ve tarafların stratejisini belirler.

Sonuç

Tenkis davası, miras bırakanın tasarruf özgürlüğü ile mirasçıların korunan saklı payı arasındaki dengeyi sağlayan önemli bir hukuki araçtır. Saklı payı ihlal edilen mirasçı için adaletin yeniden tesisi anlamına gelirken, hesaplama tekniği ve sıkı süreleri nedeniyle dikkatli bir hukuki çalışma gerektirir. Saklı pay oranlarının doğru belirlenmesi, tenkise tabi tasarrufların eksiksiz tespiti, tenkis sırasının doğru uygulanması ve hak düşürücü sürelerin kaçırılmaması davanın başarısı için belirleyicidir. Özellikle muris muvazaası ile tenkis arasındaki ince çizginin doğru değerlendirilmesi, çoğu zaman davanın hangi yoldan yürütüleceğini ve sonucunu tayin eder. Diyarbakır'da saklı payınızın ihlal edildiğini düşünüyor ve tenkis davası sürecine ilişkin hukuki destek almak istiyorsanız büromuzla iletişime geçebilirsiniz. Miras hukukunun diğer dava türleri ve sürecin genel işleyişi hakkında miras hukuku alanındaki çalışmalarımızı da inceleyebilirsiniz.

Bu yazı genel bilgi amaçlıdır, hukuki tavsiye niteliği taşımaz. Özel durumunuz için lütfen bir avukata danışınız.

Hukuki Danışmanlık Alın

Hukuki durumunuz hakkında bilgi almak için bugün bizimle iletişime geçin.

WhatsApp ile Randevu Al